Kentlerde yeni yapılaşmanın ve arazi kullanımındaki değişimlerin sahada tek tek kontrol edilmesi hem zaman hem de insan kaynağı gerektiriyor. DIJİYAPI ise bu denetim sürecini farklı veri kaynaklarını aynı platformda birleştirerek dijital ortama taşımaya çalışıyor.
Boğaziçi Teknopark Batman Girişim Ofisi bünyesinde çalışmalarını sürdüren girişim; uydu görüntüleri, drone çekimleri, mobil saha verileri ve Coğrafi Bilgi Sistemlerinden (CBS) gelen bilgileri yapay zekâ ile analiz ediyor.
Değişiklikleri görüntüler üzerinden arıyor
Sistemin temelinde farklı tarihlerde elde edilen görüntülerin karşılaştırılması bulunuyor.
Görüntü işleme ve yapay zekâ algoritmaları kullanılarak yapılaşma ve arazi kullanımındaki fiziksel değişikliklerin belirlenmesi hedefleniyor. Böylece kamu kurumlarının geniş bölgeleri sürekli saha ekipleriyle kontrol etmek yerine, değişiklik görülen alanlara odaklanabilmesi amaçlanıyor.
Teknolojinin kullanım alanı yalnızca kaçak yapı tespitiyle de sınırlı değil. Girişim, farklı kaynaklardan gelen coğrafi verileri birleştirerek kentlerin dijital olarak izlenebildiği bir altyapı oluşturmayı hedefliyor.
Bir belediyede kullanılmaya başlandı
DIJİYAPI’nın sistemi bir belediyede canlı kullanıma alınmış durumda. Bir il özel idaresinde ise entegrasyon çalışmalarının devam ettiği belirtiliyor. Kurumların adları kamuya açık açıklamalarda paylaşılmadığı için haberde isim vermiyoruz.
Bu ilk uygulamalar, girişim açısından teknolojinin laboratuvar veya pilot aşamasından gerçek kamu kullanımına geçmesi bakımından önem taşıyor.
Boğaziçi Teknopark Batman’dan çıktı
DIJİYAPI’nın kurucu ortakları Boğaziçi Teknopark’ın açıklamasında Hacı Songur, İbrahim Halil Öztürk ve Mülkan Çile olarak belirtiliyor. Girişim, Boğaziçi Teknopark’ın Batman Girişim Ofisi ekosisteminde çalışmalarını sürdürüyor.
Şirketin büyüme planında ilk aşamada Türkiye’deki belediyeler ve kamu kurumları bulunuyor. Daha uzun vadede ise geliştirilen coğrafi veri ve kent izleme teknolojisinin uluslararası pazarlara taşınması hedefleniyor.
DIJİYAPI’nın geliştirdiği yaklaşım, yapay zekânın yalnızca üretken yapay zekâ uygulamalarında değil, şehirlerin fiziksel dünyasını izleyen PropTech ve akıllı şehir teknolojilerinde de kullanım alanının genişlediğini gösteriyor.
Kaynak: Boğaziçi Teknopark




