İnşaat sektörünün karbon ayak izini azaltma arayışında çimento yeniden gündemin merkezine yerleşti. New York’ta düzenlenen Climate Week NYC kapsamında 22 Eylül’de Blend Better Cement adlı küresel kampanya başlatıldı.
UNEP çatısı altındaki yapı ve iklim girişimleriyle Systemiq, Climate Group ve LC3 Project tarafından desteklenen kampanya, harmanlanmış çimentoların dünya genelinde daha yaygın kullanılmasını hedefliyor.
Küresel emisyonun yaklaşık yüzde 8’i
Çimento ve beton, sudan sonra dünyada en fazla kullanılan malzemeler arasında bulunuyor. Ancak üretim süreci aynı zamanda küresel karbon salımının yaklaşık yüzde 8’inden sorumlu.
Emisyonun önemli bölümü çimento üretiminin temel hammaddelerinden klinkerin üretim sürecinden kaynaklanıyor. Blend Better Cement girişimi de klinker kullanımının azaltılmasına odaklanıyor.
Klasik çimentodaki klinkerin bir bölümünün tamamlayıcı çimentolu malzemelerle değiştirilmesi, aynı miktarda çimento üretirken ortaya çıkan karbon miktarının önemli ölçüde düşürülmesini sağlayabiliyor.
Emisyon yüzde 50’den fazla azalabiliyor
Kampanyanın verilerine göre harmanlanmış çimento kullanımıyla bir ton çimento başına karbon salımı yüzde 50 ve üzerinde azaltılabiliyor.
Buradaki önemli ayrıntı ise çözümün henüz laboratuvar aşamasındaki bir teknoloji olmaması.
Harmanlanmış çimentolar ve klinker oranını azaltmaya yönelik yöntemler uzun süredir biliniyor ve farklı pazarlarda kullanılıyor. Yeni girişim, bu yöntemlerin tek tek projelerde uygulanması yerine küresel ölçekte standart hale gelmesini amaçlıyor.
Sorun teknoloji değil, kullanım alanı
Blend Better Cement kampanyası bu nedenle yalnız çimento üreticilerine yönelik bir teknoloji programı olarak tasarlanmadı.
Girişim, ülkelerin yapı standartlarını değiştirmesini, düşük karbonlu çimentoya kamu ihalelerinde daha fazla yer vermesini ve üreticilerle kamu yönetimleri arasındaki işbirliğinin artırılmasını hedefliyor.
Özellikle kamu altyapı yatırımları burada önemli görülüyor. Devletlerin yol, konut, okul, hastane ve diğer büyük altyapı projelerinde düşük karbonlu çimento talep etmesi, ürünün pazar payının hızla büyümesini sağlayabilir.
Klinker ithalatını da azaltabilir
Düşük karbonlu çimentonun yalnız çevresel değil ekonomik bir boyutu da bulunuyor.
Kampanyaya göre gelişmekte olan ülkelerde yerel olarak bulunabilen tamamlayıcı malzemelerin kullanılması, ithal klinkere bağımlılığı azaltabilir ve yerli çimento üretimini destekleyebilir.
Bu nedenle girişim düşük karbonlu çimentoyu yalnız iklim politikası değil, aynı zamanda yeşil sanayileşme ve altyapı yatırımı aracı olarak konumlandırıyor.
COP31’e taşınacak
New York’taki lansman, daha uzun vadeli bir sürecin başlangıcı olarak planlandı.
Düşük karbonlu çimentoların yaygınlaştırılması için standartların değiştirilmesi, kamu alımlarının kullanılması ve sektörle ortak politikalar geliştirilmesi çağrısı daha önce COP30 kapsamında gündeme getirilmişti.
Blend Better Cement kampanyası ise bu çağrıyı uygulamaya taşımayı ve çalışmaları COP31 ve COP32’ye kadar genişletmeyi hedefliyor.
İnşaat talebinin özellikle gelişmekte olan ekonomilerde artmaya devam etmesi beklenirken, sektörün önündeki temel mesele artık yalnız daha fazla yapı üretmek değil; aynı miktarda altyapı ve konutu daha az karbon salarak üretebilmek olacak.
Kaynak: UNEP / Global Alliance for Buildings and Construction (GlobalABC), Climate Week NYC, Blend Better Cement.




